ARTIK YENİ ADRESİMİZDEYİZ, bekleriz

Değerli Takipçilerimiz,
Köyümüzün kıymetli sakinleri,
BLOG YAYINIMIZI AKTİF OLARAK AŞAĞIDAKİ ADRESTE SÜRDÜRMEKTEYİZ.
Tariflerimize, uygulamalarımızın detaylarına yazılarımızla ulaşabilirsiniz.

surdurulebilirevlilik.wordpress.com

Eğer takibe devam etmek isterseniz lütfen mail ile talip seçeneğiniz değerlendiriniz.
Sevgilerimizle.

İĞRENÇ GERÇEK: BUZDOLABINDAKİ, PAKETLİ YUMURTA

Ahh ben yine kendime bir dert daha edindim ki düşman başına! Resmen kaşındım! Bazı şeyleri duymazdan geldiğinde ne güzel hayat ohh sen sağ ben selamet, hiç düşünmezsen tatlı tatlı yaşa öl! Çürüyorsun yediğin içtiğin her şeyle ama umrunda olmuyor, çocuğunu tabağına koyduğun yumurtayla zehirliyorsun mesela ama hiiçç bana mısın demiyor vicdan, kulağını tıkamışsın çünkü, hayat sana güzel... Miiss!

Geçenlerde çok sevdiğim bir hocanın konuşmasını dinlerken şunları duydum "hı hı sana yumurta veriyorlar evet tavuk yaptı doğal ama aslında yumurtanın sarısını bile endüstri koyuyor oraya, çünkü yumurtanın sarısı güneşten gelir güneş görecek ve güneş gören temiz şeyler yiyecek ki yumurtasında sarı olsun tavuğun" şimdi düşün bakalım jass o tavuklar hiç güneş görmedikleri afedersin çik kadar kafeste güneş gören şeyler de yemediklerine göre kim koydu o sarıyı oraya?

Bebekler için Yıkanabilir Islak Havlu ve Sağlıklı Islak Mendil Yapımı

Zaman özellikle yazın öyle dolu dolu akıyor ki yuvamızda, yazmaya fırsat bulamıyorum. Hani öyle de çok şey birikti ki, sayfamızda veya blogda gördükleriniz ays bergin görünen yüzünün bile azıcık bir kısmı. O kadar çok yeni şey ekliyoruz hayatımıza ekolojik ve sürdürülebilirlik denemeleri çerçevesinde. Çookk şey var bekleyen ama yazamıyorum anlayacağınız beni bu güzel havalar mahvetti :) (Gerçi biz yaz geldi diyoruz ama istanbulcuğum bundan pek haberdar değil hala ara ara çatıyor kaşlarını gökyüzü grili ama olsun, soğuk yok(: )

Bu yazıyı yazmaya niyet edip görsel bir video oluşturalı tam 3,5 ay oldu :) Kısmet cınım yaa!

Başka Bir Dünya Mümkün Serisi: Almadım! Selma Hekim Söyleşisi


Aynı yolun yolcusu olduklarımızla yollar er geç kesişiyor ve havalara uçuyor iyi ki diyoruz.
Masalımıza bir kahraman daha ekledik, tanıştık, konuştuki çok sevdik. Selma Hekim 1 Aralık 2014 itibariyle 1 yıllık bir ALMADIM projesi başlatmış. Bloğunda (burada) ve feysbuk sayfasında (burada) pek kıymetli paylaşımlar bulabilirsiniz. Aşağıda da bizimle olan söyleşisi mevcut. Afiyetle okuyunuz efendim, İlhamlı paylaşımdır <3

1 Yıl boyunca keyfi alışveriş yapmama kararı alan bir kadın! Yok canım mümkün mü? Bütün kadınlar alışveriş delisi? Öyle mi dersin? Kadınlar olarak dünyayı kurtarıyoruuzz beyleerr! Haberiniz yok! Almadım diyor kadın, ALMADIM! Hadi dinleyelim. 

Aa! Ekşi yoğurttan peynir yaptım, ekmek mayaladım :)

Ekşiyen yoğurdunu ne yaparsın komşum? Valla ben ekmek mayaladım :) Aynı yoğurdun kalanını da yine atmaya kıyamadım peynir yaptım! Yalancı peynir diyorum ben ona ve bir kaç farklı çeşite bile çıkartmayı düşünüyorum otlu peynir falan :) Uydurukta aştım kendimi!

Yoğurt bizim evde kıymetlimiiss :) Hele ısırgan otuyla doğal mayamızı yapmaya başladığımızdan beri (tarif burada) gerçekten özellikle evin erkeği fena halde yoğurt aşığı oldu. Öyle ki kendisi mayalamak istedi, mayalamaya başladı durduramadı kendini resmen ustalaştı ve şimdi yoğurtları benimkinden güzel oluyor :)

Başka Bir Dünya Mümkün Serisi: Simon Dale & Rüya Evi

Simon Dale: Farklı Bir Dünya Mümkün

Fotoğraf sanatçısı Simon Dale, İngiltere’nin batı bölgesinde yaşayan sıradan biri. Onu farklı kılan özelliği ise sürdürülebilir yaşam ve ekoloji üzerine duyduğu ilgisi. Hayatını kendi istediği gibi yaratmak ve ekolojik yıkıma adım adım yaklaşan dünyamızda farklı yaşamlarında mümkün olduğunu göstermek için çabası, sonunda onu kendi evini yapmaya kadar götürdü. Ve bunun ona maliyeti ise sadece 4700 Amerikan doları oldu. Üstelik bunu 4 ayda tamamladı.

Kullandığı malzemeler son derece basit, sadece insan gücüne dayalı malzemeler idi. Testere, kürek, çekiç, çivi…Evi için kullandığı malzemeler ise çoğunlukla ahşap, kaya, saman oldu. Çatıyı yalıtım için çimenle kapatmayı tercih etti Simon. İçine ısınmak için ahşap bir şömine ekledi evinin, enerji ihtiyacını giderebilmek için ise solar bir panel. Ayrıca çevre dostu planladığı bir atık sistemi kurdu evine. Karbon yayılımını azaltmak için duvarlarını çimento yerine kireç alçı ile tamamladı.

Evin içini döşemek için ise artık işe yaramayan, atık sayılan malzemeleri kullanmayı tercih etti. Sonuca biraz hayalgücü, birazda emek eklenince inanılmazdı…

Üstelik bunun gibi bir iş için Simon daha önce hiçbir mimari, mühendislik veya marangozluk eğitimi almamıştı. Ancak onun düşüncesine göre, eğer biraz sınırların dışına çıkmak isterseniz ve insan kendi içgüdülerine kodlanmış olan doğuştan gelen yetenekleri ile bunu başarabilir.

Evini inşa ettiği arazi konusunda da şansı yaver gitti Simon ve ailesinin. Arsa sahibi bakımını yapması konusunda gerekli taahhütü aldıktan sonra araziyi kendisine verdi.

Simon şu anda, Lammas Project için ikinci bir ev inşa etmekte ve deneyimlerini kendi gibi düşünenlere aktarmakta. Odaklandığı tek şey ev  yapmak değil tabi ki kendisinin, amacı daha fazla ağaç, daha fazla bahçe yani  doğa ile bütünleşik bir yaşamı hayata geçirmek ve mümkün oldukça az teknoloji kullanarak yaşanabilir bir dünyanın tohumlarını atmak.

Simon Dale, karısı Jasmine Saville ve iki çocuğu halen bu evde yaşamaktalar.
Kendisi hakkında daha çok bilgi edinmek isterseniz http://simondale.net/
Derleyen: Sibel ÇAĞLAR
Kaynak

Uzmanların Asla Yemem Dediği Yiyecekler!

Uzmanların bile yemeyeceği sekiz yemek

Gıda uzmanları toksinlerle ve kimyasallarla dolu malzemeleri gün ışığına çıkarıyorlar. Buna ek olarak, daha sağlıklı bir beslenme ve yaşam için küçük değişiklikler öne sürüyorlar. Farklı alanlardan uzmanlar bu sekiz yemeği neden yemediklerini açıklıyor. industrial-food

Ev Yapımı Dulce De Leche Namı Diğer Süt Reçeli

Yıllar yıllar önce bir erasmuscu (evet evet erasmus satıyordu :P) arkadaşım sayesinde tanışmıştım dulce de leche ile. Ben öyle ölesiye nutella sever kadınlardan değilim malesef. Yediğimde ağzımda o çirkin yağını hissettiğim için çook canım isterse keyfine tüketebiliyorum (hatta artık zavallı palm mağdurları geldikçe aklıma hiiç tüketesim gelmiyor) İşte öyle bir zaman bildiğimiz reçeli de kolay kolay tüketemeyen bana elleriyle yapıp yedirmişti bu şahane şeyi o arkadaş kısa süreli bir aşk da yaşadık süt tatlısıyla hatta ama sonra iş güç vs derken unuttuk birbirimizi.

Şenlik tadında ıhlamur var; İçersin? içersiiinn, şifa niyetine, hayırlı iş için hem de!

Paranın geçmediği platformlar çoğalıyor günlerimize dokunan ve ben bunu sizlere ara ara keyifle anlatıyorum. Hem ne keyif! Ohh! Ancak paylaşırken para talep etmeyen bu güzel toplulukların da bu düzen içinde varlıklarını sürdürebilmeleri için zaman zaman maddi kaynaklara ihtiyaç duydukları gerçeği yadsınamaz.

Kimi zaman kermes düzenleniyor, kimi zaman takaslar, minik partiler, kimi zaman da destekçilerin katkısıyla platform yararına "armağan usulü" "satışlar" gerçekleştiriliyor.

Ekolojik Pazar Dosyası1: Organik Pazarlar Gerçekten Çok Pahalı mı Acaba?

Marketlere her gittiğinizde illa ki gözünüze takılıyor organik reyonları.
Ahh diyor iç geçiriyor insan niye bu kadar pahalısınız siz güzelim, caanım organikler? Elimden geleni az da olsa oradan almak istiyorum zaman zaman sonra da şu sorular çeliveriyor aklımı, organik şeylerin paketlerde üstelik plastik paketlerde işi ne? Neden bu kadar kocaman pürüzsüz ve parlak bu organik elmalar vs. 
Derken geçen haftanın ortalarında aklıma şu düştü:

Bunlar İlginizi Çeker mi?