Biz Kimiz?

mutlu evlilik, sürdürülebilir evlilik, güzel evlilik
Soner-Yasemin Aksoy

Ayrı ayrı anılmayı artık yersiz bulan bir hamamın iki çıplağı, bir koltuğun iki karpuzu, bir sokağın iki delisiyiz :) Birlikte ikilemler yaşamayı seven, sorgulayan, tartışabilen ama küsmemeyi ilke edinen bir dalda iki kirazız aslına bakarsanız ve evet biri al biri beyaz :)

Nevi şahsına münhasır iki değişik insanı bir eve koyalım bakalım ne olacak demiş yüce irade, kutsal enerji ve biz olmuşuz sanki :) O kadar taban tabana zıt ama o zıtlıklarda benzeşen iki çatlak.

Soner Aksoy, Lord of the rings :) Osmaniyeli. Tam anlamıyla bir sokak kedisi. Özgürlüğüne düşkün ve asla kısıtlanmaya gelmeyen, motorsiklet ve snowboard delisi bir kedi manyağı en ilginç hobisi hayata dair her şeyle dalga geçebilmesi. Lisansı inşaat mühendisliği içindeyse tam bir doğa adamı var. Yapay her şeye karşı özünde. Harika bir hayal gücü ve rengarenk bir iç dünyası var.

Yasemin Akçora, Cheshire cat :) Eskişehirli. İç güdüleriyle ve dürtüleriyle tam bir kedi! Gülen düşünen anlamaya çalışan, mucizelere inanan biri. Anlam ve mana hayatının öncelikleri. Anlamı olmayan tek adım hatta tek nefes dahi olmadığını düşünür. Paten, fotograf, trekking, snorkel hobileri. Hayvanlarla ve çocuklarla zaman geçirmek hayatının vazgeçilmezi. Uzun yıllardır hayvan hakları aktivisti. En sevdiği mesleği radyoculuk. Lisansı hemşirelik ve aynı zamanda eğitmen. Kurumsal devlerle çalışmış kariyer planları falan yaparken artık kölelik canına tak demiş ve hepsini bir anda terk etmiş kurumsal köleliği reddeden bir fotografçı şimdi.

Yaklaşık altı yıl önce tanıştık. Çıkmaya başladık. Hayat şartları uzak illere attı birimiz Siirtte birimiz Eskişehirde okullar bitince çalışmaya başladık. Araya giren zaman ve mesafe, ikisi de özgürlüğüne düşkün iki fevri ruh. Birbirimizi yıpratmaya başlayınca ayrıldık. aradan geçen yıllar boyunca birbirimizi hiç görmedik,  birbirimizin sesini dahi duymadık. Ta ki soner askere gideceğini öğrenip veda etmeye karar verene kadar.

14 Ekim 2012 tarihinde ilk kez tekrar iletişime geçtik. Anladık ki o geçen zamanın, birbirimiz olmadan yaşamamızın bir sebebi varmış. Çok şey öğretmiş çok acıtmış ama akıllandırmış! Çok kısa bir zaman içinde birbirimizi tekrar kaybetmeyi göze alamayacağımızı kavradık. 1 Kasımda evlenmeye karar verdik. Ailelerimizi haberdar ettik. 26 kasımda evlendik.

Mutluyuz. Sanki hayat bize evlilik okulu okutmuş o geçen yıllarda gibi hissediyoruz bazen. Çünkü etrafımızda yıllardır evli olanlardan daha fazla şey paylaşıyoruz. Daha mutluyuz kimi zaman, çünkü birbirimizin kıymetini biliyoruz.

Ve bu bilinçle sürdürülebilir evlilik deneyleri yapıyoruz, daha mutlu bir ev, daha mutlu bir ülke, daha mutlu bir dünya için!

Evlilik iki cinsin resmi veya dini bir rituelle birlestirilmeleri demek degil. Olmamali! Basimizdaki gok, altimizdaki yer sahit durdu dogduk ve bu dunya evimiz oldu, EVlenmedik mi? En kutsal evlilik bu degil mi? Surdurulebilir olmayi haketmez mi?


Bunlar İlginizi Çeker mi?